
PARKİNSON ARTIK KADER DEĞİL: TEKNOLOJİYLE GELEN İKİNCİ BAHAR
Parkinson denilince pek çoğumuzun zihninde titreyen eller ve yavaşlayan adımlar canlansa da, tıp dünyasından gelen haberler bu tablonun artık bir "son" olmadığını kanıtlıyor. Dünya genelinde 10 milyonu, Türkiye’de ise 180 bini aşkın insanı etkileyen bu hastalıkla mücadelede, yeni nesil teknolojiler sayesinde zamanı adeta geri sarmak mümkün.
Sadece Yaşlılık Hastalığı Değil
Beynimizde hareketlerimizi kontrol eden "dopamin" maddesinin azalmasıyla ortaya çıkan Parkinson, genellikle 60 yaş üzerinin kapısını çalsa da sinsi bir değişim içinde. Artık her 10 hastadan biri, henüz 50 yaşına bile gelmeden bu tanıyla tanışıyor. 11 Nisan Dünya Parkinson Günü vesilesiyle önemli açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Ali Zırh, hastalığın ilk kez 1817’de "titrek felç" adıyla tanımlandığını hatırlatırken, bugün gelinen noktanın umut verici olduğunun altını çiziyor.
"İlaçlar Yetmediğinde Yalnız Değilsiniz"
Hastalığın ilk yıllarında ilaç tedavisi hayatı normale döndürmek için genellikle yeterli oluyor. Ancak zaman ilerledikçe ilaçların yan etkileri artabiliyor ya da özellikle şiddetli titremeler karşısında haplar çaresiz kalabiliyor. İşte tam bu noktada, modern tıp devreye girerek hastalara "yeni bir yaşam" vadediyor.
Beyin Pili: Hastalığın Saatini Geriye Alıyor
Doç. Dr. Zırh’ın "yüksek doz ilacı taklit ediyor" dediği beyin pili yöntemi, Parkinson tedavisinde adeta bir devrim niteliğinde. Göğüs bölgesine yerleştirilen küçük bir cihaz ve beyne gönderilen hassas sinyaller sayesinde, 10 yıllık bir hastanın şikayetlerini hastalığın ilk yıllarındaki seviyeye çekmek mümkün olabiliyor. Bu yöntemle hastalar, bir zamanlar yapamadıkları pek çok günlük işi yeniden kendi başlarına yapabilmenin özgürlüğünü yaşıyor.
Neştersiz Çözüm: Akıllı Ses Dalgaları
Ameliyat masasından veya kesi yapılmasından çekinenler içinse "Akıllı Ses Ötesi" (MRgFUS) tedavisi devreye giriyor. MR ünitesinde gerçekleştirilen ve sadece birkaç saat süren bu işlemde hiçbir bıçak kullanılmıyor. Lazer hassasiyetindeki ses dalgalarıyla beyindeki hedef bölgeye müdahale edilerek, özellikle durdurulamayan titremeler bıçak gibi kesilebiliyor.
"Yaşama Yeniden Merhaba Demek Mümkün"
Parkinson'u tamamen ortadan kaldırmak henüz mümkün olmasa da, Doç. Dr. Ali Zırh hastaların çaresiz olmadığını şu sözlerle vurguluyor:
"Tıbbi tedaviye yanıt alamayan veya ilaçlar nedeniyle yaşam kalitesi düşen hastalar, beyin pili ya da odaklanmış ultrason gibi yöntemlerle hastalıklarının ilk yıllarındaki o rahat günlerine dönüp hayata yeniden 'merhaba' diyebilirler."
