

KANTİN DUVARINDA UTANÇ LİSTESİ: ÖĞRENCİLERİN BORCU TÜM OKULA İLAN EDİLDİ
Üniversite yılları her zaman toz pembe değildir; bazen bir bardak çay ya da bir simit bile ay sonu hesabına dahil edilir. Ancak Konya Selçuk Üniversitesi Turizm Fakültesi’nde yaşananlar, "veresiye" kültürünün çok ötesine geçerek bir onur meselesine dönüştü. Fakülte kantinini işleten kişi, borcunu ödemekte zorlanan öğrencilerin isimlerini ve borç miktarlarını liste yapıp kantin girişine asarak herkesin gözü önüne serdi.
Bir Kağıt Parçası, Onlarca Mağdur Öğrenci
Öğrencilerin "borçlu" diye damgalandığı o liste, sosyal medyada paylaşılınca deyim yerindeyse yer yerinden oynadı. Kantin işletmecisinin, alacağını tahsil etmek için seçtiği bu "ifşa" yöntemi, hem kampüs içinde hem de dijital dünyada büyük bir öfke dalgasına yol açtı. Gençlerin maddi zorluklarının bu şekilde afişe edilmesi, "Eğitim yuvasında böyle bir yöntem kabul edilebilir mi?" sorusunu da beraberinde getirdi.
Üniversite Yönetimi Düğmeye Bastı
Tepkiler çığ gibi büyüyünce Selçuk Üniversitesi yönetimi sessizliğini bozdu. Yapılan resmi açıklamada, bu yakışıksız durumun fakülte yönetimi tarafından erkenden fark edildiği ve o utanç listesinin hızla yerinden söküldüğü belirtildi. Ancak olay sadece listeyi kaldırmakla kapanacak gibi durmuyor; üniversite, kantin işletmecisi hakkında sözleşme şartları gereği geniş çaplı bir inceleme başlattı.
Sanat Dünyasından Sert Tepki: "Eli Armut mu Topluyor?"
Olayın yankıları üniversite sınırlarını aşarak sanat dünyasına kadar ulaştı. Ünlü sanatçı Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla adeta ateş püskürdü. Durumu "rezalet" olarak nitelendiren Çelik, şu sözlerle sitemini dile getirdi:
"Böyle bir rezalet var mı? Var ise üniversite yönetiminin eli armut mu topluyor? Eğer öğrencilere güvenmiyorsan neden veresiye ürün veriyorsun kantinci tüccar? Bu saçmalık eğer gerçekse ilgili yetkililerin hızla görevini yapmasını temenni ediyorum!"
Eğitim kurumlarında yaşanmaması gereken bu "borç listesi" krizi, şimdi hukuki ve idari incelemelerin sonucunu bekliyor. Ancak öğrencilerin zihninde bıraktığı o kırgınlık, o duvardan sökülen kağıt kadar kolay silinecek gibi görünmüyor.
